yıllar değiştikçe her şeyin yerini bir şeyler alabiliyor.
içim yine yaşıyormuşçasına hatırlıyor fırtınalarını,
eski kaktüs şehrinin.
bir asansör kapısında döküyor yağmurlarımı
yıkılmış, savrulmuş, kaktüslerin üzerine.
umarsız olmayı deneyip yutkunurken
sanki kırık kaktüs dikenleri geçiyor boğazımdan hala
kime, neyi şikayet edeceğimi bilemeden, sessizce
kıvrılıyor içim içime
eski şehrinin resmine bakarak
bir yıkık şehir resmini
ne ile değiştirebileceğimi düşüne düşüne
şimdiye dönüyorum
anlıyorum
her şeyin üzerini;
eski şehrin, kaktüslerin ve her şeyin
üstünü kaplıyor şimdiki zaman
ve biz sanıyoruz ki
bir asansör kapısı kapanana,
bir şarkı hiç ummadığımız bir anda çalana kadar
sanıyoruz ki
her şeyin yerini bir şeyler alıyor
halbuki sen yaktığını sansan da
fırtınalarla yok etsen de
için eski şehrin fotoğraflarını saklıyor
şimdilerin altında…
No related posts.
Discussion
No comments for “şehir”
Post a comment